ShaKiL "isates"

Ayrılığın İlanı…

Posted by: isates on: Ekim 8, 2009

Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim ben de. Senin kadar endişeli… Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana Ama inandıramadım seni. Sen, sorgularken beni kafanda Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. Bir tek sözün bağlardı beni sana, Oysa sen hep susmanın koynunda. Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku, Teslim alır bedenleri de. Sütten çıkmış ak kaşık değildim Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. O dünya ki bazen minicik bir odada Bazen kentin ortasında şekillendi. Nasıl da güzeldi… Zaten varsın diye her şey güzeldi ama Sen buna inanmadın. Ah bu sorular… Yaşamak varken sevdayı delice, Niye boğarız sorularla? Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin. Ben, seninleyim dedikçe Sen, hayır dedin. Zaten az konuşan sen Olumsuz ne kadar sözcük varsa Bulup çıkardın ortaya. Bense hiç bir şey diyemedim. Ne kadar zarar vermişim sana meğer. Nasıl değiştirmişim seni. Oysa hiç böyle düşünmemiştim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem. Ama öyle oldu işte. Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi. Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı. Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz. Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık. Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı. Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan. Biliyor musun bir tanem! Gidişim yürekten değil, zorunluluktan. Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım. Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım. Seni de götürürüm yüreğimde. Her zaman yokluğunu taşırım. Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim. Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını. Ne yazık ki, kalamadın bana. Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde. Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.

 

mehmet coşkundeniz

Etiketler:

TGB’den Ali Kırca ve Show TV’ye Suç Duyurusu!

Posted by: isates on: Eylül 8, 2009

Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Ali kırca hakkında suç duyurusunda bulundu. Duyuru ise sitelerinde bu başlıkda yayınlandı..

 

Türkiye Gençlik Birliği (TGB), 3 Eylül 2009′da yayımlanan ve çocukların “demokratik açılımı” konuştuğu “Siyaset Meydanı” programında, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunun işlendiği iddiasıyla gazeteci Ali Kırca ve programın yayımlandığı Show TV sorumluları hakkında suç duyurusunda bulundu.

Ankara Adalet Sarayı önünde toplanan TGB üyeleri adına konuşan TGB GYK üyesi Seval Yurtçiçek şunları söyledi:

Siyaset Meydanı mı, İhanet Meydanı mı?

“Burası bizim ülkemiz, bizim kurallarımızla yaşamak zorundalar.”

“Siz Atatürk’ü nasıl önder olarak kabul ettiyseniz, Kürt halkı da Abdullah Öcalan’ı önder olarak benimsedi.”

“Arkadaşım PKK kimdir? Benim amcamdır, benim dayımdır. Eğri oturup doğru konuşalım. Böyle bir şey var; PKK Kürtlerin hakkını savunuyor.”

“Bize her sabah zorla ‘Türküm Doğruyum Çalışkanım’ dedirtiliyor; hani nerde Kürtler, nerde Lazlar, nerde Çerkezler?”

“Bu programdan sonra inşallah başın belaya girmez.”

“Onlar Türkçe bilmiyorsa o zaman Kürtçe doktora gitsin.”

“Burası bizim ülkemiz, bizim şehitlerimiz ölüyor, biz üzülüyoruz, onları istemiyoruz. Kendi yerlerine gitsinler.”

Değerli basın emekçileri, yurttaşlar;

Türkiye bir akıl tutulması yaşamaktadır. Bahsi geçen sözler, bundan dört gün önce Ali Kırca’nın hazırlayıp sunduğu “Siyaset Meydanı” isimli programda 9-17 yaşlar arasındaki çocuklar tarafından dile getirilmiştir. Çocuklarımız canlı yayında alenen birbirlerine düşürülmüştür. Milletimizin evlatları karşı karşıya getirilmiştir. Durumun vahametinin farkında mıyız?

Küçücük çocuklardan biri diğerine “terk edin bu ülkeyi” diyor. Diğeri ise Atatürk sizinse Öcalan’da bizimdir diyor. Ali Kırca farkında mı acaba programı aracılığıyla toplumu kışkırttığının? Ali Kırca’nın niyetini bilmiyoruz. Ama küçücük çocukların masumiyeti üzerinden Türkiye’nin bölünmesi planına hizmet edildiği ortadadır. Ali Kırca’nın programını izleyenler Türkiye’de bir iç savaşın yaşandığı hissine kapılmıştır. Milleti bir arada tutan değerlere ise kavgada gürültüde sıra bile gelmiyor.

Ahmet Altanlar Taraf adlı gazetelerinde çocukların üzerinden kin ve nefret kusmaya devam ediyorlar. Vatanı kadın memesine satan muhterem Altan yazısında suçu Atatürk’e yüklemektedir. Kürt çocuklarına Abdullah Öcalan’ı lider yapmayın derken, bir yandan da “Türkler Atatürk diye bir lider yarattılar da iyi bir halt mı ettiler?” mealinden cümleyi de eklemektedir. Söyler misiniz, bu nasıl bir cürettir? Bu cesaret bu çapsız liberal tosuna nereden gelmektedir? ABD’den mi? AB’den mi? ABD’deki hoca efendiden mi? Galiba hepsinden. Parayı veren, düdüğü çalmaktadır.

Alın size “demokratik açılım.” Çocukları birbirine düşüren bir “demokrasi”. Halkları düşman eden bir “açılım”!

Bölünmenin temelleri; açılımlarla, saçılımlarla ve reyting uğruna Ali Kırca gibilerin yaptıkları programlarla zihinlerde ve gönüllerde atılmaya çalışılmaktadır. Başta ABD olmak üzere Batı dünyası, Ruanda’da, Sudan’da, Hindistan’da, Yugoslavya’da sahneye koydukları kanlı ayrılık senaryolarını şimdi bizim ülkemizde sahneye koymaya çalışmaktadır.

Oysa Türk Milleti sağduyuludur, soğukkanlıdır. Çocukları bile alet eden bu ahlak dışı girişimlere ve tuzaklara rağmen, halkımıza hakim olan birlik, beaberlik ve kardeşlik duygusunu ortadan kaldıramamışlardır. Türk ve Kürt çocukları bundan bir asır önce Çanakkele’de, Galiçya’da, Yemen’de vatanlarının bağımsızlığı için kardeşçe düşmanın karşısına dikilmeyi de bilmişlerdir. Bağımsız ve başı dik bir vatan uğruna Mustafa Kemal önderliğinde emperyalizme başkaldırmışlardır. Binlerce yıllık ortak tarihimizin mayasında kardeşlik ve yoldaşlık vardır.

Ben bir Diyarbakırlıyım, Kürdüm. Türk milletinin bir parçasıyım. Bizi birbirimize düşman edemezler. Edemezler çünkü biz ortak bir geçmişi ve ortak bir geleceği paylaşıyoruz. Çünkü Türküyle Kürdüyle milletimizin düşmanı emperyalizimdir. Mücadelemiz bağımsız ve özgür bir Türkiye Cumhuriyeti içindir.

Ali Kırca ve kanalı hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Küçük yaştaki çocukları istismar ederek halkı kin ve düşmanlığa sevk etmişlerdir. Bu fiillerinin hesabını yargı önünde soruyoruz.

Çocuklarımızı rahat bırakın!

Türk Kürt Kardeştir ABD Kalleştir!

“Tırk u Kurd Bırane, Amerika Ne Yare!”

Açıklamanın ardından Ali Kırca ve Show TV sorumluları hakkında savcılığa suç duyrusunda bulunuldu.

Ve Sonunda Siyasal İlişkiler’deyim…

Posted by: isates on: Eylül 3, 2009

Çok istediğim bölümüm sonunda oldu. Şimdi Kaydımı da yaptırdım. Kocaeli Üniversitesi Siyasal İlişkiler ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencisiyim :D kocaeli Üniversitesinden pek fazla bahsetmicem. Zaten bilen biliyor. İlk gittiğinizde okul size dağbaşındaymış gibi gelecektir muhtemelen ama gerçekten harika bir kampüs. Çok güzel günler yaşamak temennisiyle okulumuz hayırlu uğurlu olsun diyorum :D

Kocaeli Yaşamım ve Üniversite hayatımla yeniden burada olacağım. Elbette artık yazılarım bilgisayardan çok siyaset üzerine olacak takipçiler üzülmesinler bilgisayar bilgilerimi yeniden ve herzaman sizlerle paylaşmaya devam edeceğim tabiki ama siyaset üzerine yazılarımı da sık sık göreceksiniz. Ne diyelim hayırlısı zaman neler gösterecek hep beraber göreceğiz.